10 Aralık 2011 Cumartesi

Kasım 2011'in En Popüler Notebook'ları

 1-ASUS Zenbook UX31


ASUS Zenbook UX31 13.3 inçlik ve 900'lük bir ekran çözünürlüğe sahip, aynı zamanda 11.6 inçlik ekran seçeneği ile karşımıza çıkıyor. Fiyatı 1100 dolar ile 1115 dolar arasında değişen böyle bir notebook'un maalesef kötü özelliği 100GB'lık bir harddiske sahip olması.




2-HP Pavilion g6


HP Pavilion g6 bütçesi yetmeyenler için birebir bir notebooktur. Neredeyse 5 saatlik bir bataryası ama yetersiz bir hoparlör sistemi olduğundan fiyatına göre iyi sayılacak notebook'lar arasındadır.










3-Dell Inspiron 15R (N5110, second generation)  

15.6 inçlik ikinci jenerasyon Dell Inspiron Intel Core i3 özelliği ve rahat çalışan Windows 7 64-bit işletim sistemi ile gönüllerin bir numarası olmayı başaran güzel notebook'lardan birisidir. 500GB'a kadar çıkan harddiski ile de cabası.


































































Taşınabilir bilgisayar(Notebook)



İnternetin ilk çıktığında kimse bir şey anlamamıştı. Akıldaki tek soru bu ne işimize yarayacak sorusuydu. Fakat kimse belki de bu interneti bulan kimse bu kadar gelişeceğini düşündüğünü pek zannetmiyorum. İlk başlarda çocukluğumuzun çevirmeli ağları diğer taraftan aman telefon çalmasın aman sakın açmayın tavırları. Sürüp gidiyordu. O zamanlar internet cafe devri de ayrı bir devirdi tabi.

Şimdi ise o devir hemen hemen kapandı. Yeni çağ, yeni hayat şartları o kadar kendini aştı ki. İnsanlar internetten sipariş eder duruma geldiler. Notebook'ları notebook'lardan sipariş etmek. İroninin de bu kadarı!
İnsan işte yaşlandığını en iyi bu zamanlarda anlıyor. Hayat ufacık bir çerçevede gelişirken şimdi ise nelere gelmiş, neleri bulmuş ve görmüş. 

Çocukken bir de hele aile hafif zenginse ilk atarinizden sonra ilk bilgisayarınız gelir, sonra ilk oyunlar gelir. Öyle sürüp gider ama en kötüsü bilgisayar arızalandığında tamir ettirecek kimse bulamayıştır. Öyle oturur ya kırık ekranla ya da oynamayan mouse'la o küçücük kutucukta bi şeyler yapmaya çalışırsınızdır ama en güzel dönem o sıkıntılı günlerinde babanızın sizi iş arkadaşlarıyla tanıştırdığı zaman gördüğünüz o ilk notebook'tur. veya abinizin uzak bir yerden döndükten sonra getirdiği o parıltılı taşınabilir bilgisayardır. Önünüze koyduğu ilk gün bir şey yapar ve onu da kırar sonra suçu kardeşinize atarsınız ama ağlaya zırlaya o telaştan sonra aslında küçük bir şey olmadığını anlarsınız. Abiniz tamir ederken gözden düşen damlalar. O notebook'un tekrar çalışır hale gelmesi, o an değişilmez.

9 Aralık 2011 Cuma

Notebook Tamirciliği




Hayatımızda çoğu zaman kullandığımız binlerce kullanışlı teknoloji alet var. Her birine kimimiz alışığız kimimiz de değiliz. Fakat bazı insanların en az onlar kadar makineli çalışan olduğunu düşününce ve bu insanların bunları sular seller gibi ezbere yaptığını öğrenince insanların tüyleri diken diken oluyor.

Her şey ilk başta saati parçalayıp bu nasıl çalışıyor demekle başlar. Sonra her oyuncağın yapısını öğrenme. Bu öğrenme tutkusu daha da ileri aşamaya geçip öğrendiklerini kullanmaya başlar. İlk önce parçalanmış saatler birleştirilir, sonra ise parçalar bulup yeni bir şey yaratılır, en sonda ise en tamir edilemez şeyler tamir edilir. Okula başladıktan sonra kişi teknik detayları daha da öğrenir ve teknolojinin ustası olur.

Bu ustalık bir çok alana kayabilir. Bir mühendislik hatta bilim adamına kadar gidebilir. Fakat eğer böyle bir çocukluk geçiren kimse aynı anda internet, bilgisayar ve notebook gibi şeylerle çok ilgiliyse özellikle oraya koyabilir. Çoğu zaman herkesin internet cafelerde oynadığı counter-strike gibi oyunlar yerine o çocuk notebook'unun anakartını değiştirmiş veya fanını temizliyor bile olabilir. Notebook'una bile parça alıyor olabilir. İlk pc ve notebook tamirini yaparken bir sürü insan sınavlara hazırlanıyor olabilir. 

Ben çoğu şirketlerin böyle başladığına inanıyorum. Oradan buradan parça toplar, bir kaç site yazar. Bir kaç tamir işi yapar belki paralı ve sonra adı birden tamirciye çıkar. Hurdacı gözüyle bakılır. Fakat herkesten daha çok zengin olur. Hayatı artık bilgisayar, notebook üzerine kurulur. 

8 Aralık 2011 Perşembe

Dünya'nın En Pahalı Notebook


Geçenlerde Dünya'nın en pahalı cep telefonu haberi çıkmıştı. Şimdi ise hemen hemen aynı şekilden fiyatlandırılmasından oluşan bir notebook açıklandı. 128 GB harddiski ve kendiliğinden ekran silme özelliğiyle çıkan bu notebookun fiyatı 1 milyon doların üzerinde olacağı açıklandı. Çünkü kapatma tuşu bile özel pırlantalardan oluşuyordu. İçindeki güvenlik sistemi bile bu pırlantalardan oluşuyordu.

Fakat PC Pro adlı bir teknoloji dergisi bu notebook'un arkasındaki gizemi çözmek için karar aldı ve şirketin başındaki Rohan Sinclair Luvaglio'yu ziyaret etme kararı aldı. Web sitesindeki iletişim kısmında "sadece randevu ile" olduğu halde iletişime geçmeyi başaran PC Pro çalışanları bu notebook'un özelliklerini daha da keşfetmek amacıyla harekatı başlattı. 

En sonunda telefon numarasına ulaşan dergi aradığında ürünün bittiğini ve kendilerinin yaptığını ileri sürdü. Fakat firmanın geçmişteki bırakın notebook yapımıyla PC ile ilgili hiçbir tecrübelerinin olmadığı sorusuna yanıt vermediğini, ayrıca Luvaglio siparişlerin şimdiden başladığını iddia etti.

Dergi ondan sonra Luvaglio'nun iddia ettiği fabrikaları ayriyetten şirket binasına girmek için hamle yapmasına rağmen yine akıllarda kalıcı bir sonuçla karşılaşamamışlardı.

Sonuç ise 2000 dolardan bile fazla etmeyecek bir notebook ve ekranı otomatik temizlenen pırlanta dolu bir notebook idi. Tabi vergisi ise herkesin aklında bir soru olarak kalacak.

Notebook(Laptop)

Çağımızın en başından beri insanlar bir çok şekilde anlaşmayı, iletişime geçmeyi becerebilmiştir. Fakat zaman geçtikçe daha da orijinal şimdiki tabirimizle daha teknolojik imkanlarla bu iletişimi daha kaliteli, daha kısa, daha iyi hale getirmeyi başarabilmiştir. Şu andaki geldiğimiz yer ise tıptaki gibi teknolojinin veya iletişimin geldiği son noktadır.


Bilgisayarlar İngiliz bir bilim adamı Charles Babbage tarafından analitik makinelerle bilgisayarın temelini atan insanlardan biri olarak sayılmıştır. Daha sonra ise George Boole 1 ve 0'lardan oluşan bir cebir sistemi bularak yine daha ileri bir temeli atmıştır. 


Sonraki gelen temeller genellikle hiç kimsenin tahmin edemeyeceği kadar çok az işlem yapabilen ama bir odaya sığdırılabilecek bilgisayarlardan oluşuyordu. Bir kaç kişi haricinden insanlar bu makineye çok ümit bağlıyordu. Fakat her zamanki gibi bazı insanlar bu gelişmenin kimseye yararı olmayacağından bahsediyordu. 1949'da 2. Dünya Savaşı'nın hemen bitiminde bir dergide şöyle bir yazı geçiyordu. "Bilgisayarlar gelecekte belki sadece 1,5 ton ağırlığında olacaklar." 


Buna rağmen bilgisayarın gelişimi hiçbir zaman bitmedi. Hatta şimdiki hemen herkesin bildiği notebook'lar çıkmıştı piyasaya. Notebook kelimesi İngilizce'de defter olarak geçse de şu anda en çok kullanılan tabir laptop(dizüstü) bilgisayarlardır. Başta adından da anlaşıldığı gibi sadece yazmak için defter kullanılsa da 2000'lerden sonra büyük bir çıkışa geçmiştir. Bazılarının sistemi geliştikçe çoğu tüketiciler notebook'ları tercih etmeye başladı. Tartışmalar da bununla beraber gelirken bilgisayarcılar ile notebook kullananlar arasında bir çatışma olmaya başladı. Bu çatışma ise en çok firmaların işine yararken notebook git gide daha çok tercih edilmeye daha çok kullanılmaya başlandı. Son güllerde her bir teknoloji mağazasında notebook'lardan 20-25 tane var iken Masaüstü bilgisayarlar parça parça veya hiç gösterilmemeye başlandı. Fakat notebookların bu kadar tercih edilmesinin en çok büyük nedeni en başından beri taşınabilir olması idi.